Ana Sayfa  Sohbet  Şarkı Sözleri  Sağlık  Fıkralar  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Ask Sözleri
 Bebek İsimleri(Erkek)(erKeK
 BedavaChat
 Burclar
 Chat Sitesi
 Chat Sitesi
 CiLt Bakımı
 DamarSozLer
 Dini iSLam BöLümü
 Dizi izLe
 DoSt Sohbet
 Facebook
 GeLinLik ReSimLeri
 Gercek İtiraflar
 Güzel SözLer
 Haberler
 Komik FikraLLar
 Komik ReSimLer
 Komik VideoLar
 Komik YazıLar
 Kurtce Video
 MeSSenGeR
 Mp3 Videolar
 Orgu CeSitLeri
 OyunLar
 ProgRamLar
 ReSimLer
 Rüya TabirLeri
 SagLıkLı YaSam
 Sarki SozLeri
 Sohbet Chat KanaLari
 Sohbet Siteleri
 Sohpet SiteSi
 Video Mp3
 Yemek Tarifleri
 ŞiirLeR
  İletişim

 Bulasici Hastaliklar Nedir Nasıl Bulasir Bulasma Yolları Ve Tedavileri

Okunma

3580

Bulasici Hastaliklar Nedir Nasıl Bulasir Bulasma Yolları Ve Tedavileri , hayvanlardan insanlara bulaşan, korunma yolları, belirtileri, tedavisi, Kan Transfüzyonu, Bulaşıcı hastalıklar, Viral Enfeksiyonlar, Hepatit A, Hepatit D, Hepatit G, Hepatit E, hepatit hastalığı ...dostdiyari

 

 

Bulasici Hastaliklar


Hava Yolu ile Bulasan Hastaliklar


Bu gruba giren hastalik etkenlerinin çogunlugunu viruslar olusturur. Üst solunum yollarinda enfeksiyonlara neden olan çok sayida virus (influenza, Parainfluenza, Adenovirus, Rhinovirus,..) ile Kizamik, Kizamikçik, Suçiçegi, Kabakulak viruslari organizmaya hava yoluyla girer. Tüberküloz, Bogmaca, Difteri ve Legionella bakterileri, Streptokok ve Meningokoklar bu grupta en sik görülen bakterilerdir. Zatürre'ye neden olan tüm bakteri, virus ve mantarlar da hava yoluyla bulasir. Stafilokoklar ile Sarbon, Ruam, Veba, Bruselloz ve Q Yangisi bazi durumlarda hava yoluyla da bulasabilir. Hava yolu ile bulasan hastaliklarin genel özellikleri söyledir: .Genel bulasma yollari havadir. Hemen tümü sekresyonlarin oral yolla alinmasiyla da geçebilir. Havada damlacik içinde bulunur ya da yere çökerek tozlara karisir, sonra saglam kisinin solunum yoluna girerler. .Toplumda en sik görülen hastaliklari olustururlar. Yalnizca üst solunum yolu enfeksiyonlari bile çok yüksek orandadir, hekime basvuran her dört kisiden biri bu yakinmayla gelmektedir. .Bölgeselsalgin ve dünyaçapinda salgin yaparlar. Özellikle influenza virusu suslari tüm dünyaya yayilan ve ilk basladigi yerin adi ile anilan pandemiler yapar (Hong Kong Gribi, Asya Gribi gibi). .Mevsimsel özellikler gösterirler. Kis aylarinda insidansiari çok yüksektir. .Organizma direncinin düstügü durumlarda daha kolay hastaliga neden olurlar. Tüm enfeksiyonlar için geçerli olan bu kural özellikle solunum yolu enfeksiyonlarinda belirgindir. .Kalabalik ve sikisik yasam tarzi solunum yolu enfeksiyonlarinin olusmasinda önemlidir. Kentlerde daha sik görülürler. Oda basina düsen kisi sayisi arttikça insidanslari yükselir. Sinema, otobüs gibi topluca bulunulan ve hava akiminin az oldugu yerlerde yayilim kolaylasir. Okul, kisla gibi yerlerde salginlar yaparlar. SAVAS YÖNTEMLERI Toplum olarak savasilmalari çok güçtür. Virüs kökenli olanlari gelismislik düzeyine de pek bakmaz, çabuk yayilirlar. Çogunda savas esas olarak korunmayla, asisi bulunanlarda popülasyonun en genis sekliyle asilanmasiyla olur. Tüberküloz önemli toplumsal özellikler tasir, savas yöntemleri de bu toplumsal temellere dayanir.


Su ile Bulasan Hastaliklar


Su ile baglantili enfeksiyon hastaliklari bulasma yollari dikkate alinarak dört ana grupta degerlendirilebilir: 1. Sudan Kaynaklanan Hastaliklar Özellikle iliman ve sicak iklimlerde insan ve hayvan diskisi ile kirlenen suda mikroorganizmalar rahatlikla tasinir. Ayni su sebekesinden çok kisinin yararlanmasi ve bakteriyi almasi nedeniyle patlama tarzinda salginlar çikar. Bu gruptaki mikroplar suda pasif olarak tasinir. Tifo, Kolera, Viral Hepatit bu gruba giren hastaliklardandir. Korunma yöntemi suyun niteliginin iyilestirilmesi, yani temiz tutulmasidir. 2. Su Yoklugundan Kaynaklanan Hastaliklar Suyu çok kit olan yörelerde kisisel hijyenin sürdürülmesi güçlesir. Bedenin, yiyecek maddelerinin, mutfak kap-kacaginin ve giysilerin yikanmayisi nedeniyle hastaligin bulasma olasiligi artar. Trahom ve bazi barsak hastaliklari, örnegin Basilli Dizanteri bu gruptadir. Önlenebilmeleri için suyun niteliginden çok niceligi önemlidir; kullanilan su miktari arttikça hastaligin önlenebilirligi artar. 3. Suda Yasayanlarla Bulasan Hastaliklar Ülkemizde çok sik görülmeyen bir grubu olusturur. Bazi parazit yumurtalari suda yasayan omurgasizlarda, örnegin salyangozda, yerlesir ve gelisir. Olgunlasan larvalar suya dökülür; suyun içilmesi ya da su ile iliski sonucu enfeksiyona yol açar. Sistozomiyazis bu grubun tipik örnegidir; Güneydogu Anadolu'da sulu tarima geçilmesinin bu sorunu da birlikte getirecegi düsünülmektedir. Simdiki durumda bizde daha çok Viral Hepatit ve tifonun bulasmasinda rol oynayan midye örnek olarak gösterilebilir. Korunmada suyun kirlenmesinin önlenmesi kadar, suda yasayan aracilarin ortadan kaldirilmasi da önemlidir. 4. Su ile Baglantili Vektörlerle Bulasan Hastaliklar Ülkemizde sivrisineklerin yol açtigi Sitma bu gruba girer. Durgun su birikintilerinin ortadan kaldirilmasi ve suyun borularla tasinmasi ile önlenebilir.


Öpüsme ile Bulasan Hastaliklar


Öpüsme; solunum (bogaz-burun) sekresyonlari ( salgilari) ile direk fiziksel temasin oldugu bir durumdur. Her iki taraf için de salgilarin fiziksel transferi söz konusudur. Öpüsme ile enfekte salgilar yogun bir sekilde karsi tarafa aktarilabilir. Bu sekilde temas sonucu bulasta bu sekresyonlarda yogun üreyebilen veya bulunabilen mikroorganizmalar risk olusturmaktadirlar. Bu hastaliklar bazen basit bir soguk alginligindan, daha ciddi veya kronik (müzmin) hastaliklara kadar degisebilmektedir. Öpüsme ile sik bulasan hastaliklardan örnekler; Soguk alginligi Grip Grup A beta hemolitik streptokoklar Çocukluk çagi döküntülü hastaliklar i(kizamik, kabakulak, suçiçegi, enteroviruslar gibi) Infeksiyöz mononükleoz (Öpüsme hastaligi) Tüberküloz Herpes (uçuk) Bilinenin aksine Hepatit B, Hepatit C, AIDS gibi hastalik etkenleri tükrükte bulunabilmekle birlikte tükrükte çok düsük miktarlarda bulunduklarindan bu yolla bulas yok ya da diger bulas yollarina göre daha az kabul edilmektedir. Travmatik olmayan yani kanla temasin söz konusu olmadigi öpüsmeler bu hastaliklar için bulastirici degildir. Soguk alginligi Soguk alginligi çesitli viruslar tarafindan olusan ve üst solunum yolu infeksiyonu bulgu ve belirtileri ile seyreden bir hastalik tablosudur. Hafif seyirlidir. 200’e yakin virus çesidi tarafindan olusabilir. Soguk alginligi dünyadaki en yaygin hastaliklardan birisidir. Özellikle okullarin açilmasi ile es zamanli olarak baslar. Daha çok sonbahar ve ilkbahar aylarinda görülürken, soguk hava, viruslarin burun mukazasinda üremesini kolaylastirir ve infekte olmasina katkida bulunur. Viruslar yakin temas ile rahatlikla bulasabilmektedir. Öpüsme ile de bu risk oldukça artmakta ve yogun bir sekilde virus alimi olmaktadir. Virus, kontamine yüzeylerde saatlerce kalabilmektedir. Bu yüzeylere temastan sonra da viruslar rahatlikla buruna ve gözlere transfer olabilir. Bunu engellemek için el hijyenine dikkat edilmeli ve yakin temastan, buna öpüsme de dahil, kaçinilmalidir. Grip (influenza) Ates, öksürük, bas agrisi, halsizlik ve kas agrisi ile seyreden akut viral bir infeksiyondur. Epidemi (ülke/sehir/kurum/ çapinda)veya pandemi (dünyada) gibi genis çapta salginlar yapabilmesi ve akcigerle ilgili komplikasyonlarinin özellikle bazi hasta gruplarinda öldürücü olmasi nedeniyle, diger akut solunum sistemi infeksiyonlarindan ayrilir. Kuluçka süresi etkenin konaga yerlesen dozuna bagli olarak 18-72 saattir. . Virus solunum sekresyonlari olan burun, bogaz çalkanti suyu, balgamdan izole edilebilir. Bulasma virus içeren küçük partiküllerin solunmasi ve solunum sekresyonlarinin fiziksel transferi ile bulasir. Öpüsme ile de rahatlikla geçebilir. Korunmada asi ve infekte kisilerle yakin temastan kaçinmak önemlidir. A grubu B- hemolitik streptokoklar Bu grup bakteriler toplumda %5-25 oraninda bulunabilmektedir. Siklikla hava yolu ve öpüsme dahil yakin temas ile bulasir. Ayrica deri lezyonlari ile de bulasabilmektedir. Aile içinde, kisla, kres gibi toplu yasam yerlerinde bulasabilir. Genellikle kis aylarinda daha fazla görülmektedir.Bu hastalikta farinks ve tonsillerdeki infeksiyonlar disinda kalp ve eklem komplikasyonlari açisindan da önemlidir. Öpüsme ile infekte olan kisilerden bu bakteriler rahatlikla direk transfer olabilir Çocukluk çagi döküntülü hastaliklar Bu hastaliklarin hemen hemen hepsi oral sekresyonlarda bulundugu için rahatlikla öpüsme dahil yakin temasla ve damlacik yoluyla bulasir. Kizamik Infekte kisiler prodrom dönemde döküntü ortaya çikmadan önce hastaligi bulastirmaya baslarlar ve bulasicilik döküntü basladiktan sonrada devam eder. Hastada virus agiz içinde bulundugu için bogaz çalkanti suyundan izole edilebilir. Kizamikçik Hastalarin solunum salgilari ile bulasir. Döküntüden itibaren iki hafta daha bulasiciligi devam eder. Döküntü öncesinde 5-7 günlük ates, halsizlik, bas agrisi seklinde prodrom dönemi olabilir. Bu virusta agiz içinde bulundugu için bogaz çalkanti suyundan izole edilebilir. Kabakulak Damlacik infeksiyon ile bulasir. Tükrük bezlerini enfekte eden bir viral hastaliktir. Virus tükrük bezlerinden tükrük kanallari yoluyla agizdan direk temas ile de bulasir. Enteroviruslar Yaz aylarinda ates döküntü ile seyreden bir hastaliktir. Agiz içinde bulunan virus, bogaz çalkanti suyunda izole edilebilir. Su çiçegi Ates ve deri döküntüsü ile seyreden çok bulasici bir çocukluk hastaligidir. Eriskinlerde oldukça agir seyreder. Kuluçka dönemi 2-3 haftadir. Daha çok ilkbahar, sonbahar aylarinda görülür. Virus trakea ve brons epitel hücrelerine yerlesir. Solunum yolu ve yakin temas ile bulasir. Yüzde, gövdede döküntü ve agiz içinde ve saçli. deride veziküller vardir. Bagisiklik sistemi bozuk olanlarda hastalik agir seyreder. Herpes viruslar (HSV-I) HSV-1 ile birincil infeksiyon genellikle farinks ve agiz mukozasinda olusur. Bulasma vezikül tarzindaki cilt lezyonu ile direk temas sonucudur. Kuluçka süresi 2-12 gündür. Hastalik birincil infeksiyondan sonra latent (sessiz) kalip daha sonra bagisiklik sistemi baskilandiginda yeniden reaktive olur ve yineleyen infeksiyonlara neden olur. Bunlarin basinda “uçuk” adi verilen tablo gelmektedir. Çocukluk çaginda birincil infeksiyon geçirilmezse daha ileri yaslarda gelismedigi görülür. Çünkü eriskinlerin agiz epitel hücreleri kalin ve dayaniklidir. Bununla birlikte bu tür bireylerin herhangi bir nedenle bagisikliklarinin bozuldugu veya saglik personeli gibi HSV ile yogun karsilasmaya bagli olarak eriskin dönemde de birincil infeksiyon geçirdikleri görülür. Eriskinlerin %70- 90’ inda HSV- 1 antikorlari yani infeksiyonun geçirildigine dair kanit bulunmaktadir. Genellikle çocukluk yas grubunda yakin temas ile duyarli kisilerin deri ve mukozalarindaki çatlak veya siyriklardan etkenin girmesi ile bulasir. HSV -1 infeksiyonu genellikle orofarenks ile sinirlidir ve bu tür olgularda virus çevreye infekte aerosoller veya tükrük ile bulasir. Orofarengeal hastalik daha çok 1-5 yas arasi çocuklarda görülür. Agiz mukozasi, dil, dudak, damak ve farinkste küçük veziküller ve ülserasyonlara neden olur. Bu tablonun veya uçuk adi verilen tekrarlamaya bagli lezyonlarin bulasinda öpüsme önemli rol oynamaktadir. Infeksiyöz mononükleoz(öpüsme hastaligi, ukte hummasi) Her iki cinste, yilin her mevsiminde esit siklikta görülür. Hafif bulasici infeksiyon kabul edilir. Virus insandan insana siklikla orofarinks salgilari ile yakin temas sonucu bulasir. Nadiren damlacik infeksiyonu seklinde bulasir. Duyarli konagin orofarinks epiteline girerek buradaki hücreleri infekte eder. Genç eriskinde akut infeksiyon ; yüksek ates bogaz agrisi, lenf bezi büyümesi ile karakterize bir tabloya neden olur. Hastalar en sik bogaz agrisi yakinmasi ile basvurur. Tüberküloz Kisiden kisiye geçis baslica solunum yolu ile olur. Tüberküloz hava yolu ile geçen infeksiyonlara klasik bir örnektir. Kaynak vakalarin birçok solunumsal manevrasi (öksürme, hapsirma vb..) ile bulasir. Bu manevralar sirasinda üst solunum yollarindan yüksek hava akim hizlari olusur. Hava yolu mukozasini kaplayan sividan ve akcigerlerdeki infeksiyon odaklarindan çok sayida sekresyon damlaciklari ile tüberkülozlu hastalardan saglam kisilere geçisi olmaktadir. Ancak bulasta aktif özellikle öksürük ve balgam çikariminin eslik ettigi akciger tüberkulozu geçiren kisilerle öpüsme dahil yakin temas ,tedavi baslanana kadar bulas açisindan risklidir. Akciger disi yerlesim gösteren tüberküloz , tedavi baslanmis ve tedavinin üzerinden 2 hafta geçmis olgular bulastirici kabul edilmemektedir. Yukarida öpüsme ile sik bulasan belli basli hastaliklardan söz edilmistir. Ancak infeksiyom etkenlerinin pek çogunun giris bölgesinin bogaz- burun oldugu, etkenin ve hastaligin özelligine göre burada kisa yada uzun bir çogalma süreci geçirdikleri düsünüldügünde öpüsmenin çok sayida etkenin bulasinda önemli rol oynadigi öngörülebilir. Bu nedenle özellikle kis aylarinda ve özellikle infeksiyon bulgulari olan kisilerle öpüsmekten kaçinilmasi ve kalp hastalari, küçük bebekler, bagisiklik sistemi baskilanmis kanser hastalari ve önemli ameliyatlAr geçirmis kisilerin nekahat döneminde tümüyle öpüsmekten kaçinmalari kuvvetle önerilmektedir.


Hastane Enfeksiyonlari ve MRSA


Hastaneye yattiktan en erken 48-72 saat sonra gelisen veya kuluçka döneminde iken taburcu olup da sonradan ortaya çikan enfeksiyonlara hastane enfeksiyonlari adi verilir. Hastane enfeksiyonlarina sebep olan mikroorganizmalarin büyük bir kismi hastane ortaminda yogun antibiyotik kullanimina bagli olarak antibiyotiklerin çoguna dirençlidir. Bu sebeple hastane enfeksiyonlari bir taraftan tedavideki güçlük sebebi ile hastanedeki kalis süresinin uzamasina, tedavi giderlerinin artmasina ve isgücü kaybi ile ekonomik problemlere yol açarken, diger taraftan yüksek ölüm orani ve sekonder sebeplerle ölüme yol açabilirler. Günümüzde hastane enfeksiyonlarinin önem ve kaynaklarini ortaya çikarmak ve gerekli tedbirleri almak amaciyla yogun çalismalar yapilmakla birlikte hastane enfeksiyonlarinin görülme sikligi %3-21 arasinda degismekte ortalama %8.4 olarak bildirilmektedir. A.B.D.'nde yapilan arastirma sonuçlarina göre hastane enfeksiyonlari ölüm sebepleri siralamasinda kalp hastaliklari, kanser ve beyin kanamalarindan sonra dördüncü sirada yer almaktadir. Hastane enfeksiyonlarinin olusmasinda rol oynayan en önemli faktör, hastanede kalma süresidir. Bu süre enfeksiyonun tipine göre genellikle 4-10 gündür. Halen Türkiye'de ve dünyada hastane enfeksiyonu olusturabilen mikroorganizmalar arasinda metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) ve metisiline dirençli Staphylococcus epidermidis adli bakterilerin önemli bir yeri vardir . Hastane enfeksiyonu etkeni olan S.aureus suslarinin en önemli kaynagi hastane personeli, aile bireyleri ya da bu suslarla enfekte veya kolonize olan hastalardir. Hastane enfeksiyonlari olusturan patojenler arasinda öneminin giderek artmasi, salginlara sebep olabilmesi ve tedavi seçeneklerinin kisitli olmasi sebebiyle MRSA enfeksiyonlarinin epidemiyolojisi ayrintili olarak incelenmis, risk faktörleri arastirilmis ve epidemilerin kontrol altina alinabilmesi ya da önlenebilmesi için çesitli stratejiler belirlenmistir. Stafilokoklarda en sik rastlanan metisiline direnç mekanizmasi yeni bir penisilin baglayan proteinin (PBP 2a) kazanilmasi ile meydana gelir. Bu mekanizma sebebiyle metisiline duyarli olanlardan farkli olarak ilâve yeni bir PBP vardir. Modern tibbin sahip oldugu bütün imkânlara ragmen günümüzde hâlâ hastanede yatan insanlar için en önemli risklerden birisi hastanede yatis süresi içerisinde kazanilan hastane enfeksiyonlaridir. Yapilan arastirmalarda, hastane enfeksiyonlarinda sik karsilasilan etken mikroorganizmalar arasinda S.aureus'un önemli yer tuttugu tespit edilmistir. S.aureus insanlarda lokal ve yaygin enfeksiyonlar yaninda, toksinlerinin sebep oldugu toksik sok sendromuna ve gida zehirlenmelerine de yol açmaktadir. S.aureus ve diger stafilokoklara oldukça etkili olan penisilinaza dirençli metisilin 1960'li yillarin hemen basinda kullanilmaya baslanmistir. Ancak, birkaç yil içerisinde önce Ingiltere sonra Türkiye'den MRSA suslari bildirilmistir. Baslangiçta MRSA suslari ile seyrek olarak karsilasilmasina ragmen, 1968 yilindan itibaren MRSA suslari ile hastane enfeksiyonlarinin meydana geldigi kaydedilmistir. MRSA'un kolonizasyonu ve enfeksiyonu için en önemli risk faktörleri yas, altta yatan hastaliklar, burunda yerlesim ve yabanci cisimlerdir (kateter, trakeostomi, nazogastrik tüp). MRSA ile enfekte olan hastalarin çogunda yatis süreleri uzun, antibiyotik kullanimi fazla ve metisiline duyarli S.aureus ile enfekte hastalara oranla altta yatan hastalik daha agirdir. MRSA'larin sebep oldugu hastane enfeksiyonlarina dünyanin tüm ülkelerinde siklikla rastlanmaktadir. Antibakteriyel tedavi alanindaki hizli gelismelere ragmen bu bakterilerin etken oldugu enfeksiyonlarin tedavisinde karsilasilan güçlükler, enfeksiyonun önemini artirmaktadir. MRSA suslari dagilim açisindan farkliliklar göstermesine ragmen tüm ülkelerde dirençlilik özellikleri bakimindan benzerlikler görülmektedir. Metisiline direnç, stafilokok enfeksiyonlarinda ß-laktam antibiyotiklerin kullanilabilirliginin kriteri olarak kabul edilmekte, metisiline dirençli suslarla olusan enfeksiyonlarin tedavisinde ß-laktam antibiyotiklerin önerilmedigi belirtilmektedir. Siprofloksasin, son yillarda MRSA enfeksiyonlarinin tedavisinde yaygin olarak kullanilan bir antibakteriyeldir. Ancak bu yaygin kullanim sonucu birçok ülkede dramatik bir sekilde direnç artisi (%49-76) oldugu rapor edilmistir. Bu sebeple RMP ve siprofloksasin kombinasyonunun gerek daha etkin olmasi gerekse direnç gelisiminin az görülmesi sebebiyle MRSA enfeksiyonlarinin tedavisinde çok uygun oldugu bildirilmektedir.


Besinlerle Bulasan Hastaliklar


SU VE BESINLERLE BULASAN HASTALIKLAR NELERDIR ? Tifo, Salmonellozis, Paratifo, Basilli Dizanteri, Amipli Dizanteri, Kolera, Çocuk Yaz ishalleri, Stafilokoksik gida zehirlenmesi, Bacillus cereus zehirlenmesi, Botulismus, Askariazis, Oksiurazis, Teniazis, Giardiazis, Hidatidozis, Hepatitis A ve E, Poliomyelitis bu grupta en sik görülen bakteriyel, paraziter ve virutik hastaliklardir. Özel durumlarda Tüberküloz, Streptokok enfeksiyonlari, Leptospiroz, Sarbon, Toksoplazma, Ankilostorna da bu gruba girebilir. Hayvanlardan bulasan hastaliklar siniflandirildiginda süt ve ürünleri ile geçtigi zaman zaman unutulan Brusellozis ülkemiz için çok önemli bir saglik sorunudur; alinacak önlemler degerlendirilirken akiidan çikarilmamalidir. Yukarida sayilan hastaliklar grubunun genel özellikleri söyle özetlenebilir: .Genellikle diski-agiz yoluyla bulasirlar. Çogunlugu diski (bazen idrar) ile atilir, kirlenmis olan su ve besinler araciligiyla saglam kisiyi agiz yoluyla enfekte ederler. .Siklikla epidemilere, pandemilere neden olurlar. Tek bir kaynaktan çikan çok sayida etken, suda ve besin maddelerinde hizla çogalarak onbinlerce kisiyi enfekte edebilir. Özellikle suya geçtiyse, patlama seklinde salginlar olusur. Yalniz besinlerin kontamine olmasi durumunda yayilma daha yavastir. Belirli iklim kosullarini ve özellikle kötü hijyen ik kosullari severler. Kötü ekonomik ve toplumsal kosullarin göstergesidirler. Kirli sularin, açik helalarin, açikta satilan yiyeceklerin, sinek/hamamböcegi gibi vektörlerin bulundugu; kisilerin temizlenme aliskanliklari ya da olanaklarinin az oldugu toplumlarda sik görülürler. Sosyo-ekonomik düzey yükseldikçe görülme sikliklari azalir. Bu nedenlerle yalnizca saglik örgütünün çabalariyla önlenmeleri çok güçtür; tüm kamu sektörünün etkin katilimini gerektirirler. .Genellikle yaz aylarinda daha sik görülürler. .Enfeksiyon zincirinin kirilmasinda en etkin ve kalici yaklasim bulasma yollarinin kesilmesi, yani olumsuz çevresel etmenlerin ortadan kaldirilmasidir


iliski ile Bulasan Hastaliklar


Bu gruba giren hastaliklari iki alt baslik altinda toplamak gerekir: 1-Dogrudan iliski ile bulasanlar, 2-Cinsel iliski ile bulasanlar. Dogrudan iliski ile bulasan hastaliklar arasinda Trahom, cüzzam, uyuz, saç mantarlari, derimantari, impetigo, Kandidiazis, bitlenme ve Tetanoz en yayginlaridir. Bunlara birer Zoonoz olan Kuduz, Sarbon, Leptospiroz, Ruam, Tularemi de eklenebilir. Cinsel iliski ile bulasanlar ayni zamanda dogrudan iliski ile de bulasabilir. Bunlarin en önemlileri Sifilis, bel soguklugu, Yumusak Sankr, Herpes Labialis, Lenfogranuloma Venereum, Granuloma inguinale, Chlamydia trachomatis ve Trikomoniazis'dir. Kandidiazis de cinsel iliskiyle geçebilir. Hepatitis B özellik gösterir, kan ve ürünleri aktarimi ile bulasmasi yaninda, artik cinsel iliski ile de geçtigi kabul edilmektedir. Hepatitis C, B Hepatiti'ne benzer bulas gösterir. Özellikle hemodiyaliz yapilan hastalarda siklikla görülür. Bu grubun epidemiyolojik özellikleri yönünden en ilginç üyesi olan AIDS (Edinsel Bagisiklik Yetmezligi Sendromu), dogrudan iliski ile bulasmaz, cinsel iliski ile, anneden fetusa ve kan ve ürünleri aktarimi ile bulasir. Her iki alt grup hastaligin da genel özellikleri sunlardir: .Bulasmalari deri ve mukoza yoluyladir. Bazisinda deri ve mukozanin saglam olmasi enfeksiyonu engeller (Kuduz, Tetanoz, Sarbon), digerlerinde ise etken saglam deri ve mukozadan da kolaylikla geçebilir. .Geçis genellikle insandan insanadir. Araci olarak bazisinda, havlu, çarsaf, tuvalet kapagi gibi esyalar (uyuz, bitlenme), bazisinda ise karasinek gibi vektörler (Trahom, impetigo) rol oynayabilir. .Toplumsal gelisme ve olaylar ile yakindan ilgilidirler. Ekonomik sikintilar, savas, göç gibi toplumsal çalkantilarda hizla artarlar. Yoksulluk ve yoksunluk, gelismelerinde en önemli etmendir. .Kisisel hijyen ile bagintilidirlar. Su, sabun ve temizlik aliskanliklari ile en aza indirilebilirler. .Savasta filyasyon çok önemlidir. Tüm bulasici hastaliklar içinde hastaliga kaynaklik eden ve bulastiran kisinin saptanmasinin en önemli oldugu grup cinsel iliskiyle bulasan hastaliklardir.


Kizamik Hala Önemini Koruyor


Kizamik, asi ile önlenebilen hastaliklar arasinda en çok çocuk ölümüne neden olan viral bir hastaliktir. Beslenme bozuklugu ve A vitamini eksikligini artirarak vücut direncini düsüren kizamik, diger öldürücü hastaliklarin ortaya çikmasini kolaylastirmaktadir. Hastalanan her 100 kisiden 6-20'si orta kulak iltihabi, ishal ve zatürree, bin kizamiklidan birinde beyin iltihabi ortaya çikmaktadir. Yaz aylarinda nadiren görülen kizamik, özellikle soguk kis aylarinda hastaliga yakalanma açisindan tepe noktasina ulasmaktadir. Türkiye'de her 3-4 yilda bir büyük salginlara neden olan kizamik özellikle mart ve nisan aylarinda en fazla olgu sayisina ulasmaktadir. Yilda 8-30 bin arasi olgu bildirilen ülkemizde, kizamik geçiren ortalama her 100 çocuktan 3'ü yasamini yitirmektedir. Oysa kizamigin son derece etkin, ücretsiz ve uygulamasi kolay bir asisi vardir. Hastaligin kaynagi insandir. Bulasma kizamiklilardan, direk damlacik yoluyla olur. Ayrica hastalarin kullandigi çatal, biçak, bardak gibi esyalar, kisa bir sürede saglamlar tarafindan kullanilirsa bulasma olabilir. Kizamik virüsü, tükrük damlaciklarinda iki saat canli kalabilir. Hastaligin kesin tanisi, hastalarin klinik görünümü ve bir kizamik hastasiyla temas öyküsü ile konur. Hastaligin kuluçka süresi 9-10 gündür. Hastaligin tipik belirtileri, nezle, ates, öksürük, gözlerde kizariklik ve isiktan rahatsiz olma, halsizlik ve istahsizliktir. Ates, aksamlari titreme ile 39- 40 dereceye yükselir sabah düser. Göz kizarmis ve iltihaplidir, hasta isiga bakamaz. Olgularin %95’inde hastaligin 2. gününde agiz içinde olusan “Koplik lekeleri” direk tani koydurucudur. Nezle, öksürük ve ates ile geçen 3-4 günden sonra ates düser ve iyilesme oldugu zannedilebilir. Fakat bu düsüsü izleyen saatlerde ciltte ufak pembe kirmizi makülopapüler döküntü olarak bilinen lezyonlar ortaya çikmaya baslar. Kulak arkasindan, alindan ve saçli deri ile normal derinin birlesme yerlerinden çikmaya baslar. Ates tekrar yükselir, nezle ve göz lezyonlari siddetlenir. 24 – 48 saat sonra döküntüler tüm vücuda yayilir. Döküntüler 2-3 gün içinde ilk çiktigi yerden itibaren sönmeye baslar, 5-7 günde tamamen kaybolur ve yerini kepeklenmeye birakir. Kizamikli çocuklar döküntünün görülmesinden en az 4 gün sonrasina kadar okuldan uzak tutulmalidir. Özel bir tedavisi yoktur ancak bulgulara yönelik destekleyici tedavi sözkonusudur. Ancak 9.-15. aylarda yapilan asi ile %99 koruyuculuk saglanir. Asilanmamis veya yapilan tek doz asiya yanit vermemis çocuklar kizamiga karsi duyarli kalmakta ve Türkiye'de kizamik virüsünün yaygin olarak dolasmasina neden olmaktadir. Okul çagi çocuklari arasinda da kizamiga duyarlilik yüksektir ve okul salginlari kizamik salginlari arasinda önemli bir yer almaktadir. Çocuklarin, geçmiste kizamik geçirdigi düsünülse bile “Okul Asi Günleri” sirasinda tekrar asilanmasi gerekmektedir.


Hepatit B Enfeksiyonu


Hepatit-B enfeksiyonu nedir ? Hepatit-B virüsünün neden oldugu, birincil olarak karacigerde iltihap ve karaciger hücre hasariyla seyreden bir hastaliktir. Hepatit-B virüsü; karacigere yerlesir. Yalniz insanlarda hastalik yapabilen bir DNA virüsüdür. Virüsler disinda metabolik hastaliklar, toksik ve karacigerde kanlanmayi bozan, ilaçlar, bazi bakteriler, parazitler ve bazi diger virüslerle gelisen hastalik ya da enfeksiyonlar sirasinda da akut viral hepatit gelisebilir. HBV enfeksiyonunun dünyada ve Türkiye'deki durumu nedir ? HBV enfeksiyonu tüm dünyada oldukça yaygindir. Dünyada her yil 50 milyon kisi HBV ile enfekte olmakta ve bugünkü sayilarla dünya nüfusunun 2/5'i (2 milyar) bu virüsle enfekte olmus durumdadir. Her yil HBV'ye bagli nedenlerle 1-2 milyon insan ölmekte ve dünyada 350 milyon insan bu virüsün tasiyicisidir. Ülkemizde her yil 200 bin kisi bu virüsle enfekte olmaktadir ve her üç kisiden birisi bu enfeksiyonu geçirmistir. Ülkemizde 3-3.5 milyon kisi bu virüsün tasiyicisidir. HBV enfeksiyonuna yakalanma riski kimlerde daha fazladir? HBV enfeksiyonu için herkes esit derecede risk tasimaz. Bazi insanlarda, hastalarda ve gruplarda enfeksiyon daha sik görülür. HBV enfeksiyonu için risk tasiyan gruplar sunlardir: a) Saglik personeli, b) Çok sayida kan transfüzyonu yapilan hastalar, c) Hemofili ve hemodiyaliz hastalari, d) HBV tasiyan kisi ile ayni evi paylasanlar, e) Birden fazla cinsel partneri olan heteroseksüeller, f) Homoseksüel ve biseksüel erkekler, g) Damar içi uyusturucu kullananlar, h) Kisisel hijyenin iyi olmadigi bakim evi, yurt ve hapishane gibi yerlerde yasayanlar, i) HBsAg pozitif anneden dogan bebekler. HBV nasil bulasir? HBV dört yolla bulasir: a) Kan veya kan içeren sivilarin zedelenmis deri veya mukoza ile temasi sonucu (perkütan ya da parenteral bulasma), b) Insandan insana zedelenmis deri ya da mukoza araciligiyla (horizontal bulasma), c) Cinsel yolla, d) Annenin kaninin ya da kanli sivilarinin bebege zedelenmis derisi ya da mukozasi araciligiyla ya da göbek kordonu araciligiyla geçmesi ile (dogum sirasinda) bulasi. HBV enfeksiyonunun kuluçka peryodu alinan virüs miktarina ve kisinin immün sisteminin direncine bagli olarak 45-180 gün (ortalama 60-90 gün) arasinda degisir. HBV enfeksiyonunda hastalik belirtileri nelerdir ? HBV enfeksiyonunda; enfeksiyon sik ancak hastalik enderdir. Virüsü alanlarin yaklasik %50-65'in de hiç bir hastalik belirtisi gelismeden enfeksiyonu geçirir. Virüsle enfekte olanlarin yaklasik %30-50'inde kiriklik, yorgunluk, hafif ates, mide bulantisi, karin agrisi, eklem ve kas agrilari gibi yakinma ve bulgular gelisir. Çocuklarin %10'undan azinda, eriskinlerin %30-50'inde sarilik görülebilir. Virüsle enfekte olanlarin %1'inden daha azinda enfeksiyon akut karaciger yetmezligi ile ilerleyici ve siddetli bir gidis gösterir. Akut enfeksiyonun yaklasik 1-6 haftalik klinik seyri vardir. Bu sirada hastalarda degisen derecelerde karaciger enzimleri ve kan hücrelerinin yikim ürününde yükselme gözlenir. HBV enfeksiyonunun çocuk ve eriskinlerde seyri nasildir? Akut enfeksiyon çocuklarda eriskinlere göre daha hafif ve bulgu vermeden seyreder. Ancak bebeklerin immün sistemi nedeniyle enfeksiyon eriskinlere göre daha fazla oranda kroniklesmeye egilimlidir. Yenidoganlarin %5-10'unda, 1-5 yas grubundaki çocuklarin %70'inde, eriskinlerin ise %90-95'inde virüs 6 ay içinde vücuttan temizlenerek bagisiklik gelisir. Akut enfeksiyon eriskinlerin yalnizca %5-10'unda kroniklesirken, yenidoganlarin %90-95'inde, çocuk ve ergenlerin %30'unda kroniklesir ve virüs tasiyicisi olur. Bu hastalarin kronik karaciger hastaliklari yönünden uzman doktorlar tarafindan izlenmesi gerekir. Kronik karaciger hastaliklari gelistiginde µ-interferon tedavisi kullanilabilir, ancak basarisi sinirlidir. HBV tasiyicisi kimlere denir ? Akut enfeksiyondan sonra 6 ay içinde virüse karsi bagisiklik gelistirmeyen, virüsü veya virüs proteinlerini kanlarinda tasiyan kisilere tasiyici denir. Öncelikle, bu kisiler virüsün saglikli bireylere bulasmasinda kaynaktirlar. Ayrica bu kisilerde kronik aktif hepatit, siroz ve karaciger kanseri gibi kronik karaciger hastaliklarinin gelisme riski yüksektir. Kronik hepatit-B ile karaciger kanseri (primer hepatosellüler karsinoma) gelismesi arasinda siki bir iliski vardir. Kronik virüs tasiyicilarinda primer hepatosellüler karsinoma gelisme riski tasiyici olmayanlara göre 200 kat fazladir. Kronik HBV tasiyicilari ile virüsün bulasma yollarindan birisi ile temas edenlere yalnizca asi yapmak yeterli koruyuculugu saglar. HBV enfeksiyonundan nasil korunuruz ? Enfeksiyondan korunmanin en emin ve güvenilir yolu hepatit-B asisi yaptirmaktir. Hepatit-B asisi gen teknolojisi ile maya ya da memeli hücrelerinde üretildiklerinden son derece güvenilirdir ve bu tür enfeksiyonlarin bulasmasina neden olmaz. Hepatit-B asinin kanser yaptigi söylentisi yanlistir. Tam tersine asi ile hepatit-B enfeksiyonundan korunulmazsa, HBV alinmasi ile böyle bir riske girmek söz konusudur. Hepatit-B asisi virüsle karsilasmadan önce ya da karsilastiktan sonra kullanilabilir. Her iki durumda da koruyucudur.


 



  Yorumlar

 
Facebook sohbet online people sohbet twiteer sohbet Sohbetim sohbet erkeklerle sohbet soyle sohbet diyar sohbet


kelebek sohbet, kelebek chat, akelebek


Dostdiyari Com DostLuk SiteSi Sevgi sitesi www.dostdiyari.com


SohbetDer.Com Dost chat, Dost sohbet


chat siteleri, chat, istanbul chat, çet siteleri, chat odalari


Sohbet, chat, sohbet odaları, chat siteleri, sohbet siteleri, chat odaları gibi aramalarda öncülük eden seviyeli sohbet sitesidir.


harbi sohbet odalari harbi sohbet odalari sohbet harbi sohbet odalari chatharbi sohbet odalari chatsohbet harbi sohbet odalari - Chat-Sohbet.org Chat .


sohbet sohbet sohbet dost yarenfm yarenradyo yarensohbet www.dostdiyari.com ßekleriz


sohbet odalari dost odalari chat odalari sohbet siteleri chat siteleri chat odalari sohbet kanallari chat kanallari chat siteleri gizemlisohbet gizemlisevgi dost sohbet ozlemsohbet yaranfm sohbet yarenchat dost eskidostlar turksevdasi gizemli gizemlisohbet gizemli chat www.dostdiyari.com sohbet ve dostluğun adresi ßekleriz


www.dostdiyari.com www.cafeyurt.net sohbet gizemlisohbet burda


Cinsellik |  Diziler |  Filmler |  Fıkralar |  Güzel Sözler |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Rüya Tabirleri |  Sağlık |  Script Hakkında |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Şarkı Sözleri |  Şiirler

Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır